Merhaba arkadaşlar,
Beşiktaşımızın sevilen isimlerinden İlker Ateş için çok acil AB rh (-) kana ihtiyaç duyulmaktadır. Vücudundaki tüm kanın değiştirileceği söylendi. Eğer siz de bu kanı taşıyorsanız 0532 276 60 26 numarasından oğluna(Erhun Ateş) ulaşabilirsiniz.
İmkanı olanların duyarsız kalmaması dileğiyle...
26 Ekim 2009 Pazartesi
18 Ekim 2009 Pazar
18 Ekim.
İyi akşamlar herkese.
Gün içerisinde değişik haberler aldım. Bunları paylaşmak istedim. Tembel tembel yattığım günün sonunda, yarına hazırlıklara başladım artık. :)
Öncelikle sabah Avrasya Maratonu esnasında, köprüden bir vatandaşımızın atladığı haberi geldi. Çok yazık. İnsanlar açlıktan kırılırken, hala ilginç politikalar izlenmesi üzücü.
İkinci haber, bir türlü doğrulatamasam da, Olimpiakos'un iki basketçisinin, Sofoklis Schortsanitis ve Kostas Papanikolau'nun, domuz gribine yakalandıklarını öğrenmem. NBA'da, LeBron James'in de bu şüpheyle antremanlara alınmadığı iddia ediliyor.
Bir diğeri de Google'ın e-kitap işine girmeye hazırlandığı ile ilgili. Tüm sektörlere daldılar maşallah. :)
Son haber de parmağımdan. Pansumanın olduğu yer kanıyor şu an. :D
Görüşmek üzere...
Gün içerisinde değişik haberler aldım. Bunları paylaşmak istedim. Tembel tembel yattığım günün sonunda, yarına hazırlıklara başladım artık. :)
Öncelikle sabah Avrasya Maratonu esnasında, köprüden bir vatandaşımızın atladığı haberi geldi. Çok yazık. İnsanlar açlıktan kırılırken, hala ilginç politikalar izlenmesi üzücü.
İkinci haber, bir türlü doğrulatamasam da, Olimpiakos'un iki basketçisinin, Sofoklis Schortsanitis ve Kostas Papanikolau'nun, domuz gribine yakalandıklarını öğrenmem. NBA'da, LeBron James'in de bu şüpheyle antremanlara alınmadığı iddia ediliyor.
Bir diğeri de Google'ın e-kitap işine girmeye hazırlandığı ile ilgili. Tüm sektörlere daldılar maşallah. :)
Son haber de parmağımdan. Pansumanın olduğu yer kanıyor şu an. :D
Görüşmek üzere...
17 Ekim 2009 Cumartesi
Beşiktaşımız Üst Turda!!..
Teknosa Türkiye Kupasında, Beşiktaşımız Oyak Renault ve Antalya Kepez'i yenerek grubunu lider tamamladı. O maçlar ile ilgili detaylı yazı yazamamıştım. Kısaca değineyim.
Oyak maçı antreman havasındaydı. Uzun süre yedeklerimiz oynadı. Buna rağmen 40 küsür sayı fark attık. Baştan sona maça asılsak, çok çok ağır bir sonuç çıkabilirdi. Zira Oyak'ta Ufuk Kaçar yoktu ve Heyvelt üzerine kurulu bir oyunları vardı. Onu da savununca, adamlar sahada resmen kilitlendi. Ama bu maçta 3lük yüzdemiz olağanüstüydü. Ancak böyle maç kazanılmaz her zaman. Hep eleştirdiğim Fb ÜLKER takımından hiç farkımız kalmaz.
Gelelim Kepez maçına. Pota altı zaafiyetimize rağmen, iyi oynadık. Kepez'in pota altı oldukça sağlam. Artı, Gordon gibi de bir skorerleri var. İyi maç çıkardık. Gelelim malum son 17 saniyeye. Top Kepez'de... Top çevirip maçı 5 sayıyla Beşiktaşımız kazansa, biz ile birlikte üst tura çıkacaklar... Ancak büyük çalıştırıcı Baldwin(!), nasıl bir anlayış benimsediyse öyle, topu hızla oyunu soktular. Ve 8-9 saniye kala 2lik atıp farkı 3'e düşürdüler. Ve el yakan top bize geçti. Atmazsak Kepez, atarsak Efes çıkacaktı. Chatman topu aldı... İlerledi... Tıpkı Efes maçının son topu gibi kısa şovunu yaptı ve el üstünden uzak mesafeli şutu gönderdi... Ve o top hanemize 3 sayı olarak yazılırken, Kepez'i de evine gönderiyordu... Ama ben buna sevindim çünkü maç boyunca yedekleri, sürekli bizim çocukları tahrik ettiler. O yüzden çok mutlu oldum. Maç sonu terbiyesizlik yapan Kepezlileri de Allah'a emanet ediyorum. Ayrıca... Bullshit senin gibi terbiyesizlere denir, çakma antrenör bozuntusu...
İyi geceler hepinize...
Oyak maçı antreman havasındaydı. Uzun süre yedeklerimiz oynadı. Buna rağmen 40 küsür sayı fark attık. Baştan sona maça asılsak, çok çok ağır bir sonuç çıkabilirdi. Zira Oyak'ta Ufuk Kaçar yoktu ve Heyvelt üzerine kurulu bir oyunları vardı. Onu da savununca, adamlar sahada resmen kilitlendi. Ama bu maçta 3lük yüzdemiz olağanüstüydü. Ancak böyle maç kazanılmaz her zaman. Hep eleştirdiğim Fb ÜLKER takımından hiç farkımız kalmaz.
Gelelim Kepez maçına. Pota altı zaafiyetimize rağmen, iyi oynadık. Kepez'in pota altı oldukça sağlam. Artı, Gordon gibi de bir skorerleri var. İyi maç çıkardık. Gelelim malum son 17 saniyeye. Top Kepez'de... Top çevirip maçı 5 sayıyla Beşiktaşımız kazansa, biz ile birlikte üst tura çıkacaklar... Ancak büyük çalıştırıcı Baldwin(!), nasıl bir anlayış benimsediyse öyle, topu hızla oyunu soktular. Ve 8-9 saniye kala 2lik atıp farkı 3'e düşürdüler. Ve el yakan top bize geçti. Atmazsak Kepez, atarsak Efes çıkacaktı. Chatman topu aldı... İlerledi... Tıpkı Efes maçının son topu gibi kısa şovunu yaptı ve el üstünden uzak mesafeli şutu gönderdi... Ve o top hanemize 3 sayı olarak yazılırken, Kepez'i de evine gönderiyordu... Ama ben buna sevindim çünkü maç boyunca yedekleri, sürekli bizim çocukları tahrik ettiler. O yüzden çok mutlu oldum. Maç sonu terbiyesizlik yapan Kepezlileri de Allah'a emanet ediyorum. Ayrıca... Bullshit senin gibi terbiyesizlere denir, çakma antrenör bozuntusu...
İyi geceler hepinize...
Etiketler:
Baldwin,
Beşiktaş,
Efes Pilsen,
Kepez,
Mire Chatman,
Oyak Renault
Rammstein - Liebe Ist Fur Alle Da
Sonunda merakla beklediğimiz o albüm geldi ve Rammstein yepyeni şarkılarıyla karşımıza çıktı. P*ssy ve Rammlied parçalarını önden yayınlamışlardı. Ama bugün itibarıyla bütün albüm satışta. Ben alıyorum, sizler de kaçırmayın derim. :)
11 parçalık albüm şu şekilde:
1. Rammlied 5:18
2. Ich Tu Dir Weh 5:01
3. Waidmanns Heil 3:32
4. Haifisch 3:44
5. B******** 4:14
6. Fruhling in Paris 4:44
7. Wiener Blut 3:52
8. Pussy 3:59
9. Liebe Ist Fur Alle Da 3:28
10.Mehr 4:10
11.Roter Sand 3:5
11 parçalık albüm şu şekilde:
1. Rammlied 5:18
2. Ich Tu Dir Weh 5:01
3. Waidmanns Heil 3:32
4. Haifisch 3:44
5. B******** 4:14
6. Fruhling in Paris 4:44
7. Wiener Blut 3:52
8. Pussy 3:59
9. Liebe Ist Fur Alle Da 3:28
10.Mehr 4:10
11.Roter Sand 3:5
11 Ekim 2009 Pazar
Teknosa Türkiye Kupası
Bir kez daha merhabalar. :)
Dün Türkiye Kupası ilk maçımıza çıktık. Ve maalesef Efes'e 1 sayı farkla 81-80 yenildik. Son top bizdeydi. Mire Chatman kimseye topu vermedi, içeri daldı, maalesef atışı girmedi. Girse kahraman olurdu ve bz de manşet olurduk. 21 sayı geriye düştüğümüz maçı kazanmak üzereydik. Hem de Efes gibi bir takıma karşı. Cidden iyi mücadele ettik.
Nasıl oldu bu peki... Öncelikle Kevin Fletcher sayesinde oldu. Herkes maçı bırakmıştı. Çalıştırıcımız Burak Bıyıktay, hantal(şimdilik) Baxter'ı kenara alıp Fletcher'a oyuna aldı. Zaten ne olduysa ondan sonra oldu. İçeri atılan topları sakince, acele etmeden sayıya çevirdi. O ana kadar doğru dürüst içeri kat eden yoktu. Sonra bizim kısalar da içeri girmeye başlayınca farkı 10 sayıya kadar çektik. Daha sonra Newley de, kendisinden beklenen 3lükleri yollamaya başlayınca farkı erittik.
Savunmada çok zaafımız var. Oyuncularımız bire birde çok eksikler. Ayrıca uzun ve kalıplı bir 5 numaraya ihtiyacımız var. Dün Kasun ve Kaya ikilisi içeriyi dağıttılar. Ribaund sayımızın fazlalığı sizi aldatmasın. Bunda seken topları, Newley gibi kısa oyuncularımızın toplamasının büyük payı var. En uzun adamımız 2.07 maalesef. En az 2.10luk kalın bir pivot almalıyız. Ayrıca takımda yönetsel eksiklikler de var. Kenardan hoca çok fazla müdahale etmiyor, edemiyor. Rakip antrenörün hamlelerine cevap veremiyor. Bunu son topu kullanırken bile gördük.
Uzun lafın kısası, geçen seneye göre daha iyi bir takımız. Ancak üst düzey mücadele edersek iyi bir noktada götürürüz. Ama orta seviye mücadele edersek çok şansımız olmaz. Az sonra ikinci maçımız var. Ben kaçayım yavaştan. :D
Herkese iyi akşamlar...
Dün Türkiye Kupası ilk maçımıza çıktık. Ve maalesef Efes'e 1 sayı farkla 81-80 yenildik. Son top bizdeydi. Mire Chatman kimseye topu vermedi, içeri daldı, maalesef atışı girmedi. Girse kahraman olurdu ve bz de manşet olurduk. 21 sayı geriye düştüğümüz maçı kazanmak üzereydik. Hem de Efes gibi bir takıma karşı. Cidden iyi mücadele ettik.
Nasıl oldu bu peki... Öncelikle Kevin Fletcher sayesinde oldu. Herkes maçı bırakmıştı. Çalıştırıcımız Burak Bıyıktay, hantal(şimdilik) Baxter'ı kenara alıp Fletcher'a oyuna aldı. Zaten ne olduysa ondan sonra oldu. İçeri atılan topları sakince, acele etmeden sayıya çevirdi. O ana kadar doğru dürüst içeri kat eden yoktu. Sonra bizim kısalar da içeri girmeye başlayınca farkı 10 sayıya kadar çektik. Daha sonra Newley de, kendisinden beklenen 3lükleri yollamaya başlayınca farkı erittik.
Savunmada çok zaafımız var. Oyuncularımız bire birde çok eksikler. Ayrıca uzun ve kalıplı bir 5 numaraya ihtiyacımız var. Dün Kasun ve Kaya ikilisi içeriyi dağıttılar. Ribaund sayımızın fazlalığı sizi aldatmasın. Bunda seken topları, Newley gibi kısa oyuncularımızın toplamasının büyük payı var. En uzun adamımız 2.07 maalesef. En az 2.10luk kalın bir pivot almalıyız. Ayrıca takımda yönetsel eksiklikler de var. Kenardan hoca çok fazla müdahale etmiyor, edemiyor. Rakip antrenörün hamlelerine cevap veremiyor. Bunu son topu kullanırken bile gördük.
Uzun lafın kısası, geçen seneye göre daha iyi bir takımız. Ancak üst düzey mücadele edersek iyi bir noktada götürürüz. Ama orta seviye mücadele edersek çok şansımız olmaz. Az sonra ikinci maçımız var. Ben kaçayım yavaştan. :D
Herkese iyi akşamlar...
Ermenilerle Protokol ve Tarih
Merhaba herkese.
Dünden beri açıkçası canım çok sıkkın. Dün ülkemiz bir protokol imzaladı. Ermenilerle sınır kapısını açmaya götürecek ve bazı birkaç detay maddesi olan bir protokol. Diğer maddeleri okumadım. Ermeni, hatta genel Avrupa politikalarını görmüş bir ülke olarak, neden böyle bir şey yaptık bilmiyorum. Ve yönetenlerimize inancımı artık yitirdim. Malum, kısa bir süre önce, Kıbrıs için de onlarca taviz verdik. Ama ne oldu? Ab verdiği sözleri tuttu mu? Hayır. 2. Girit Vakasına doğru gidiyor o mesele. Keza diğer konular. Ülke bütünlüğümüze karşı yapılanlar. Çok yazık... Bir de bunlara destek çıkan İrlandalılara ne demeli... Olumlu hiç bir kazanımımızın olmayacağı bir protokolle, Azeri kardeşlerimizle aramız iyice bozuldu. Rusya için tabi bulunmaz bir fırsat var ortada. Türk Devletleri arasındaki bağın koparılması, Avrupa'nın en büyük projelerindendir tarih boyunca. Deniyor ki Diaspora ile Ermeni Hükümetinin arası açılacakmış bu sayede. Efendim, onlar kendi içinde bu sorunu çözeceklerdir. Araya daha hangi maddeler sıkıştırılacak, sıkı durun hepsini göreceğiz. Tazminat, toprak talebi vs vs. İşin trajikomik yanı da var. Daha birkaç ay önce Karabağ'dan ermeniler çıkmadan sınırı açmayacağız demiyor muydu yönetenlerimiz? Eee ne oldu? Bunu ben en yetkili ağızdan duydum. Onu bundan kim vazgeçirebilir ki? Daha yetkili olan başka biri mi? Sorulacak soru çok. Ama bir gerçek var ki, bilinçli ya da bilinçsiz yapılan bu açılım zincirleriyle ülkemizde karışıklık çıkarılıyor. Ve muhtemel tablo hiç de iç açıcı görünmüyor...
Bu kadar siyaset yeter, okumamışsınızdır ya neyse. :)
Hep yazacağım ama unutuyorum. Tarihin Arka Odası'nı izleyenler bilir, her hafta Pelin Batu da orada çıkar. Kendisi tarih bölümünü bitirmiş. Ancak gerek yaptığı yorumlar, gerekse de "siz Türkler ne dersiniz" edasında kullandığı tuhaf dil ile o programda çok sırıtıyor. Boğaziçi Üniversite'sini bilirsiniz, Robert Koleji'nin devamıdır. Dolayısıyla misyonerlik faaliyetleri denildiğinde akla gelen ilk okullardandır (Bu konu hakkında Sayın Oktay Sinanoğlu çok güzel yazılar yazmıştır). Pelin Hanım da bundan çokça etkilenmiş olacak ki, savunduğu fikirlerle sanki farklı bir tarihi okumuş gibi. Bence gerçek bir Türk Tarihi'ni baştan sona okumalı. O programda Erhan Afyoncu'yu çok tutuyorum. Muhteşem yorumları var. :)
Sonra görüşürüz.
Dünden beri açıkçası canım çok sıkkın. Dün ülkemiz bir protokol imzaladı. Ermenilerle sınır kapısını açmaya götürecek ve bazı birkaç detay maddesi olan bir protokol. Diğer maddeleri okumadım. Ermeni, hatta genel Avrupa politikalarını görmüş bir ülke olarak, neden böyle bir şey yaptık bilmiyorum. Ve yönetenlerimize inancımı artık yitirdim. Malum, kısa bir süre önce, Kıbrıs için de onlarca taviz verdik. Ama ne oldu? Ab verdiği sözleri tuttu mu? Hayır. 2. Girit Vakasına doğru gidiyor o mesele. Keza diğer konular. Ülke bütünlüğümüze karşı yapılanlar. Çok yazık... Bir de bunlara destek çıkan İrlandalılara ne demeli... Olumlu hiç bir kazanımımızın olmayacağı bir protokolle, Azeri kardeşlerimizle aramız iyice bozuldu. Rusya için tabi bulunmaz bir fırsat var ortada. Türk Devletleri arasındaki bağın koparılması, Avrupa'nın en büyük projelerindendir tarih boyunca. Deniyor ki Diaspora ile Ermeni Hükümetinin arası açılacakmış bu sayede. Efendim, onlar kendi içinde bu sorunu çözeceklerdir. Araya daha hangi maddeler sıkıştırılacak, sıkı durun hepsini göreceğiz. Tazminat, toprak talebi vs vs. İşin trajikomik yanı da var. Daha birkaç ay önce Karabağ'dan ermeniler çıkmadan sınırı açmayacağız demiyor muydu yönetenlerimiz? Eee ne oldu? Bunu ben en yetkili ağızdan duydum. Onu bundan kim vazgeçirebilir ki? Daha yetkili olan başka biri mi? Sorulacak soru çok. Ama bir gerçek var ki, bilinçli ya da bilinçsiz yapılan bu açılım zincirleriyle ülkemizde karışıklık çıkarılıyor. Ve muhtemel tablo hiç de iç açıcı görünmüyor...
Bu kadar siyaset yeter, okumamışsınızdır ya neyse. :)
Hep yazacağım ama unutuyorum. Tarihin Arka Odası'nı izleyenler bilir, her hafta Pelin Batu da orada çıkar. Kendisi tarih bölümünü bitirmiş. Ancak gerek yaptığı yorumlar, gerekse de "siz Türkler ne dersiniz" edasında kullandığı tuhaf dil ile o programda çok sırıtıyor. Boğaziçi Üniversite'sini bilirsiniz, Robert Koleji'nin devamıdır. Dolayısıyla misyonerlik faaliyetleri denildiğinde akla gelen ilk okullardandır (Bu konu hakkında Sayın Oktay Sinanoğlu çok güzel yazılar yazmıştır). Pelin Hanım da bundan çokça etkilenmiş olacak ki, savunduğu fikirlerle sanki farklı bir tarihi okumuş gibi. Bence gerçek bir Türk Tarihi'ni baştan sona okumalı. O programda Erhan Afyoncu'yu çok tutuyorum. Muhteşem yorumları var. :)
Sonra görüşürüz.
Etiketler:
Azerbaycan,
Boğaziçi Üniversitesi,
Erhan Afyoncu,
Ermeni Diasporası,
Ermenilerle Protokol,
İki Devlet Bir Millet,
Oktay Sinanoğlu,
Pelin Batu,
Robert Koleji,
Rusya,
Tarihin Arka Odası
4 Ekim 2009 Pazar
Yardım Kampanyası Hakkında Bilgi
Arkadaşlar daha önceki başlığımda size kampanya haberini vermiştim. Şimdi detayları vereyim.
10 Ekim'e kadar Alican arkadaşımıza ulaşmalısınız. Kendisine alicanpasayigit{at}hotmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Kendisine kaç koli göndereceğinizi ve hangi Yurtiçi Kargo şubesinden göndereceğinizi iletmelisiniz. Ayrıca 3 adet okuldan birini seçebilirsiniz. Yardımlarınız da o üç okuldan birine gönderilmiş olur.
Herkese iyi akşamlar...
10 Ekim'e kadar Alican arkadaşımıza ulaşmalısınız. Kendisine alicanpasayigit{at}hotmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Kendisine kaç koli göndereceğinizi ve hangi Yurtiçi Kargo şubesinden göndereceğinizi iletmelisiniz. Ayrıca 3 adet okuldan birini seçebilirsiniz. Yardımlarınız da o üç okuldan birine gönderilmiş olur.
Herkese iyi akşamlar...
22 Eylül 2009 Salı
Köy Okullarına Yardım Kampanyası
Tekrar merhaba. ,
Sizlere bir haberi vermek istiyorum. Beşiktaşımızın ruhu çArşı grubu sosyal duyarlılığını bir kez daha göstermekte. Daha önce olduğu gibi, bir kez daha okullarımıza çeşitli araç-gereç-giyecek vs. yardımı için organizasyon düzenlemekte. Artık kullanmadığınız, kullanılabilir her türlü eşyanıza talip var. Kargo vs bilgilerini daha sonra buradan duyuracağım. İsteyenler forum.forzabesiktas.com adresinden de takip edebilirler. Ancak üye olmanız gerekecek, orayı takip etmek için. Resmi metin aşağıdadır:
Madem ki BEŞİKTAŞ’lıyız, madem ki halkız, madem ki çArşı’yız, cennet gözlü çocuklarımızın utangaç tebessümleri yine bizi çağırır, her daim olduğu gibi.
Artık yavaş yavaş gelenekselleşmeye başlayan ve kamuoyu tarafından takdirle karşılanan çalışmalarımıza yeniden başlıyoruz.
Köylerde yokluk ve yoksulluk içerisinde yaşayan çocuklarımızın her şeye ihtiyacı var. Dolaplarınızın bir kenarını işgal eden kullanılabilir nitelikte gözden çıkardığınız eşyalara talipler.
Raflarda solmaya bırakılmış yardımcı kitap ve ansiklopedilere, kaleme, silgiye, deftere ve bir çok kırtasiye malzemesine ihtiyaçları var.
Önümüz kış, onların küçük yüreklerini ısıtacak BEŞİKTAŞ ruhuna, ülkemize yararlı birer birey olmasını sağlayacak eğitime ihtiyaçları var.
Sadece çocuklarımızın değil ailelerin de beklentileri var, hepsine yetişemesek de “bu harçta bizim de katkımız olsun” diyenler.
Sıra sizde… Kolileriniz hazır olsun, sizinle Anadolumuzun köylerine ve okullarına gideceğiz.
Aklınıza gelebilecek her şey köylüler tarafından değerlendirilmektedir. Yeter ki kullanılabilir nitelik de olsun.
Yalnız bir ricamız var, geçen dönemlerde bunu çok yaşadık. Devlet, okul kitaplarını ücretsiz dağıttığı halde, bazı arkadaşlarımız bu kitapları gönderdi, lütfen buna dikkat edelim.
Kargo işlemleri için yoğun bir çalışma yapılmaktadır, sonuçlandığında buradan bilgi vereceğiz.
Beşiktaşlı olmanız gerekmez, bu yardım kampanyamıza hepiniz davetlisiniz...
Görüşmek üzere.
Sizlere bir haberi vermek istiyorum. Beşiktaşımızın ruhu çArşı grubu sosyal duyarlılığını bir kez daha göstermekte. Daha önce olduğu gibi, bir kez daha okullarımıza çeşitli araç-gereç-giyecek vs. yardımı için organizasyon düzenlemekte. Artık kullanmadığınız, kullanılabilir her türlü eşyanıza talip var. Kargo vs bilgilerini daha sonra buradan duyuracağım. İsteyenler forum.forzabesiktas.com adresinden de takip edebilirler. Ancak üye olmanız gerekecek, orayı takip etmek için. Resmi metin aşağıdadır:
Madem ki BEŞİKTAŞ’lıyız, madem ki halkız, madem ki çArşı’yız, cennet gözlü çocuklarımızın utangaç tebessümleri yine bizi çağırır, her daim olduğu gibi.
Artık yavaş yavaş gelenekselleşmeye başlayan ve kamuoyu tarafından takdirle karşılanan çalışmalarımıza yeniden başlıyoruz.
Köylerde yokluk ve yoksulluk içerisinde yaşayan çocuklarımızın her şeye ihtiyacı var. Dolaplarınızın bir kenarını işgal eden kullanılabilir nitelikte gözden çıkardığınız eşyalara talipler.
Raflarda solmaya bırakılmış yardımcı kitap ve ansiklopedilere, kaleme, silgiye, deftere ve bir çok kırtasiye malzemesine ihtiyaçları var.
Önümüz kış, onların küçük yüreklerini ısıtacak BEŞİKTAŞ ruhuna, ülkemize yararlı birer birey olmasını sağlayacak eğitime ihtiyaçları var.
Sadece çocuklarımızın değil ailelerin de beklentileri var, hepsine yetişemesek de “bu harçta bizim de katkımız olsun” diyenler.
Sıra sizde… Kolileriniz hazır olsun, sizinle Anadolumuzun köylerine ve okullarına gideceğiz.
Aklınıza gelebilecek her şey köylüler tarafından değerlendirilmektedir. Yeter ki kullanılabilir nitelik de olsun.
Yalnız bir ricamız var, geçen dönemlerde bunu çok yaşadık. Devlet, okul kitaplarını ücretsiz dağıttığı halde, bazı arkadaşlarımız bu kitapları gönderdi, lütfen buna dikkat edelim.
Kargo işlemleri için yoğun bir çalışma yapılmaktadır, sonuçlandığında buradan bilgi vereceğiz.
Beşiktaşlı olmanız gerekmez, bu yardım kampanyamıza hepiniz davetlisiniz...
Görüşmek üzere.
Türkçe FM İçin İmza Verin
Selam arkadaşlar,
Herhalde FM veye CM'yi duymayanınız yoktur. Oynamayan da çok az kişidir diye tahmin ediyorum. Ben de CD'mi kendi ellerimle kırana kadar, bağımlısıydım bu oyunların. =)
Geçen gün bir haber okudum. Gerek korsan satışı bir nebze olsun azaltmak, gerekse Hızlı Başlat menüsüne Türkçe'yi koymak, pek tabidir ki tamamen Türkçe desteği sağlamak için düşünülmüş. Ancak bunu sağlamak için yapımcı firma şart koydu. 10.000 imza istenmekte. Ve verilen sözün de tutulması beklenmekte. Eğer siz de söz vermek istiyorsanız, destk olabilirsiniz. Bunun için buraya tıklamanız yeterli.
Şimdilik 1209 kişi var. ;)
Sonra görüşürüz.
Herhalde FM veye CM'yi duymayanınız yoktur. Oynamayan da çok az kişidir diye tahmin ediyorum. Ben de CD'mi kendi ellerimle kırana kadar, bağımlısıydım bu oyunların. =)
Geçen gün bir haber okudum. Gerek korsan satışı bir nebze olsun azaltmak, gerekse Hızlı Başlat menüsüne Türkçe'yi koymak, pek tabidir ki tamamen Türkçe desteği sağlamak için düşünülmüş. Ancak bunu sağlamak için yapımcı firma şart koydu. 10.000 imza istenmekte. Ve verilen sözün de tutulması beklenmekte. Eğer siz de söz vermek istiyorsanız, destk olabilirsiniz. Bunun için buraya tıklamanız yeterli.
Şimdilik 1209 kişi var. ;)
Sonra görüşürüz.
21 Eylül 2009 Pazartesi
Eylul e=Eylul.Instance;
1 ay aradan sonra herkese tekrar merhaba. Unutmadan hepinizin bayramını kutlarım arkadaşlar. ;)
1 ayda yaşadığım e büyük değişiklik, iş yerindeki bölüm değişikliğim oldu. Bir aksilik çıkmaza SNMP yazılımında devam edeceğim. Yine de belli olmaz bu işler. :) Bu dönemde tek ders için bankaya %50 zamlı harç parasını da bir güzel yatırdım. Sanki 10 kişilik sınıflarda birinci sınıf eğitim alıyoruz da, okula yük getirdiğimizden cezalı ödettiriyorlar bize. İleride hepsini değiştirecek yere geleceğiz inşallah. :)
Basketbolu sever misiniz bilmem ama ben sıkı bir takipçisiyimdir. 1 yıl öncesi kadar sıkı oyuncusuydum da ama artık oynama fırsatım olmuyor pek. :) Bogdan bir koçumuz var malum. Sayesinde sekizinci oldu millilerimiz. Finali de bizim yendiğimiz iki takım oynadı: İspanya-Sırbistan. Kazanan da İspanya oldu.
Bugün bayram mesajı atan arkadaşlarım, hepinize yarın döneceğim. :) Bugün gezmekten fırsat kalmadı. Yarına söz. :)
Baştan aşağı boş bir kayıt olmasın bari, az önce hatalı yaptığım şeyin ayrımını anlatayım size. Snmp'de getnext() ile walk() metotlarının farkına değineyim. SnmpGetNext metodu ile kontrol bizde oluyor, istediğimiz kadar bir sonrakine gidebiliyoruz. Ancak SnmpWalk metodu ile mevcut ağacın hiyerarşik olarak sonuna gidiyor. Bulunduğu seviyenin sonuna tabi ki. En sona değil yani, yanlış anlaşılmasın. :)
Bu arada PES'te İbrahim'i yeni kolu ile yendim. Bunu yazmadan geçmek istemedim. :D Agüero-Messi ikilisi ile ileride, Cambiasso ile geride oyunu tuttuk. :D
Herkese güzel bir gece diliyorum, hoşça kalın.
1 ayda yaşadığım e büyük değişiklik, iş yerindeki bölüm değişikliğim oldu. Bir aksilik çıkmaza SNMP yazılımında devam edeceğim. Yine de belli olmaz bu işler. :) Bu dönemde tek ders için bankaya %50 zamlı harç parasını da bir güzel yatırdım. Sanki 10 kişilik sınıflarda birinci sınıf eğitim alıyoruz da, okula yük getirdiğimizden cezalı ödettiriyorlar bize. İleride hepsini değiştirecek yere geleceğiz inşallah. :)
Basketbolu sever misiniz bilmem ama ben sıkı bir takipçisiyimdir. 1 yıl öncesi kadar sıkı oyuncusuydum da ama artık oynama fırsatım olmuyor pek. :) Bogdan bir koçumuz var malum. Sayesinde sekizinci oldu millilerimiz. Finali de bizim yendiğimiz iki takım oynadı: İspanya-Sırbistan. Kazanan da İspanya oldu.
Bugün bayram mesajı atan arkadaşlarım, hepinize yarın döneceğim. :) Bugün gezmekten fırsat kalmadı. Yarına söz. :)
Baştan aşağı boş bir kayıt olmasın bari, az önce hatalı yaptığım şeyin ayrımını anlatayım size. Snmp'de getnext() ile walk() metotlarının farkına değineyim. SnmpGetNext metodu ile kontrol bizde oluyor, istediğimiz kadar bir sonrakine gidebiliyoruz. Ancak SnmpWalk metodu ile mevcut ağacın hiyerarşik olarak sonuna gidiyor. Bulunduğu seviyenin sonuna tabi ki. En sona değil yani, yanlış anlaşılmasın. :)
Bu arada PES'te İbrahim'i yeni kolu ile yendim. Bunu yazmadan geçmek istemedim. :D Agüero-Messi ikilisi ile ileride, Cambiasso ile geride oyunu tuttuk. :D
Herkese güzel bir gece diliyorum, hoşça kalın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)