1 ay aradan sonra herkese tekrar merhaba. Unutmadan hepinizin bayramını kutlarım arkadaşlar. ;)
1 ayda yaşadığım e büyük değişiklik, iş yerindeki bölüm değişikliğim oldu. Bir aksilik çıkmaza SNMP yazılımında devam edeceğim. Yine de belli olmaz bu işler. :) Bu dönemde tek ders için bankaya %50 zamlı harç parasını da bir güzel yatırdım. Sanki 10 kişilik sınıflarda birinci sınıf eğitim alıyoruz da, okula yük getirdiğimizden cezalı ödettiriyorlar bize. İleride hepsini değiştirecek yere geleceğiz inşallah. :)
Basketbolu sever misiniz bilmem ama ben sıkı bir takipçisiyimdir. 1 yıl öncesi kadar sıkı oyuncusuydum da ama artık oynama fırsatım olmuyor pek. :) Bogdan bir koçumuz var malum. Sayesinde sekizinci oldu millilerimiz. Finali de bizim yendiğimiz iki takım oynadı: İspanya-Sırbistan. Kazanan da İspanya oldu.
Bugün bayram mesajı atan arkadaşlarım, hepinize yarın döneceğim. :) Bugün gezmekten fırsat kalmadı. Yarına söz. :)
Baştan aşağı boş bir kayıt olmasın bari, az önce hatalı yaptığım şeyin ayrımını anlatayım size. Snmp'de getnext() ile walk() metotlarının farkına değineyim. SnmpGetNext metodu ile kontrol bizde oluyor, istediğimiz kadar bir sonrakine gidebiliyoruz. Ancak SnmpWalk metodu ile mevcut ağacın hiyerarşik olarak sonuna gidiyor. Bulunduğu seviyenin sonuna tabi ki. En sona değil yani, yanlış anlaşılmasın. :)
Bu arada PES'te İbrahim'i yeni kolu ile yendim. Bunu yazmadan geçmek istemedim. :D Agüero-Messi ikilisi ile ileride, Cambiasso ile geride oyunu tuttuk. :D
Herkese güzel bir gece diliyorum, hoşça kalın.
Pes2010 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pes2010 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Eylül 2009 Pazartesi
25 Temmuz 2009 Cumartesi
........:::Başlık:::.............
Merhaba arkadaşlar. Temmuz ayının sonuna yaklaşırken(girizgah olsun diye yazdım, konuyla alakası yok=) ), kısa bir yazı yazmak istiyorum. Sonunda tatil günü geldi ve ertesi gün erken kalkmayacağını bilmekten kaynaklanan bir huzur var bende. :D
Yorucu bir hafta geride kaldı. Report Designer projem de adım adım ilerlemekte. 1-2 hafta içinde sonlanacağını tahmin etmekteyim. İşyeri oldukça yoğun geçmekte. Onun dışında, sıcağı görenin evlendiği dönemdeyiz. =) Bir düğüne daha gitmemeyi başardım. :D Ancak her gün 2-3 düğün davetiyesi gelmeye başladı, nüfus patlaması olacak bu gidişle. =)
Bu aralar yeni bir kitaba başlıyorum. Eski kitabım ancak bittiğinden yeni başlayacağım. İçerik hakkında biraz bilgi sahibiyim: Erol Mütercimler - Fikriminiz Rehberi, Gazi Mustafa Kemal. Harika bir kitap. Muhteşem bir yazar olan Erol Mütercimler'den muazzam bir biyografi. Aralarını okudum çünkü, bilgim de var. =) Çok uzun zaman ayıramadığımdan, bu kitap beni 1 ay idare eder. Ondan sonra okuyacağım kitabı da belirledim ama bitince söylerim onu da. =)
Kitaptan girdim, müzikten devam edeyim bari. Tüm şarkılarını en az 20'şer kez dinlediğim(ki ben sürekli birini nadiren dinlerim) Sıla'nın albümünü hala dinlemediyseniz, şiddetle tavsiye ediyorum: Sıla - İmza. Sesi çok güzel, şarkıları güzel, müziği süper. Tanımlayamıyorum. =)
Onun dışında sizlere tavsiyem: Fazıl Say - Black Earth. Dinlediğinizde "budur" diyeceksiniz. =) Bir önceki yazımda da önerdiğim Sumru Ağıryürüyen'i de tekrar hatırlatırım. ;)
Sıra sanırım filimlere geldi. Bu konuya girmeden çok çok çok önemli bir bilgiyi paylaşayım. Ben yıllarca "film" kelimesini kullanırdım. Ancak 3 gün önce Türkçe'de filim diye kullanıldığını öğrendim. Bu şekilde kullananlara kızdığım için kendimden utanıyorum. :S Meğer öz Türkçe'si o imiş. Konuya geri döneyim. Ben maalesef sinema alışkanlığı olan biri değilim. :D Arkadaşlarım pek sinemaya gitmediğinden, tek başına da gidilmeyeceğinden DVD'de izleme alışkanlığı edindim. =) En son Suikastçi ve Iron Man'i izledim. İki filim de, aksiyon dolu sahnelerle bezenmiş, ilginç ama güzel yapımlar idi. Yapım tarihlerini bilmiyorum ama izlemediyseniz şayet, bir deneyin derim. =)
Bu arada şu Feysbuk'a iyice alıştım. Artık tüm "numaralarını" çözdüm. =) Kimilerinin birden çok hesabı var. Yani %30 oranında hesap sahte diyebilirim. Normalde cesaret edemediği ya da merak ettiği insanların hesaplarına erişmek için yapılan bir numara. =) Bir diğer alengirli hareket ise, sahte resimler. Sahte resim koyuyorsunuz, bari resmin altındaki küçücük linki silin. =) O resimlere yapılan yorumlar ise ayrı bir komedi. :D Özgüveninizi kaybetmeyin sakın. Özgüveni olmayanlar, böcekten farksızdır, dikkate bile alınmazlar. ;)
Bu arada güzel bir haber aldım. PES 2010'da, 09'daki hata giderilmiş. Serbest vuruşu kullanan oyuncu artık zeka geriliği yaşamayacak. :D Hareketsiz kalmayacağı ve topu takip edebileceği açıklanmış. =) Bayağı karşı atak oluyordu o saçma hata yüzünden.
Yarın yine görüşürüz umarım, bu gecelik benden bu kadar. Hoşça kalın..
Yorucu bir hafta geride kaldı. Report Designer projem de adım adım ilerlemekte. 1-2 hafta içinde sonlanacağını tahmin etmekteyim. İşyeri oldukça yoğun geçmekte. Onun dışında, sıcağı görenin evlendiği dönemdeyiz. =) Bir düğüne daha gitmemeyi başardım. :D Ancak her gün 2-3 düğün davetiyesi gelmeye başladı, nüfus patlaması olacak bu gidişle. =)
Bu aralar yeni bir kitaba başlıyorum. Eski kitabım ancak bittiğinden yeni başlayacağım. İçerik hakkında biraz bilgi sahibiyim: Erol Mütercimler - Fikriminiz Rehberi, Gazi Mustafa Kemal. Harika bir kitap. Muhteşem bir yazar olan Erol Mütercimler'den muazzam bir biyografi. Aralarını okudum çünkü, bilgim de var. =) Çok uzun zaman ayıramadığımdan, bu kitap beni 1 ay idare eder. Ondan sonra okuyacağım kitabı da belirledim ama bitince söylerim onu da. =)
Kitaptan girdim, müzikten devam edeyim bari. Tüm şarkılarını en az 20'şer kez dinlediğim(ki ben sürekli birini nadiren dinlerim) Sıla'nın albümünü hala dinlemediyseniz, şiddetle tavsiye ediyorum: Sıla - İmza. Sesi çok güzel, şarkıları güzel, müziği süper. Tanımlayamıyorum. =)
Onun dışında sizlere tavsiyem: Fazıl Say - Black Earth. Dinlediğinizde "budur" diyeceksiniz. =) Bir önceki yazımda da önerdiğim Sumru Ağıryürüyen'i de tekrar hatırlatırım. ;)
Sıra sanırım filimlere geldi. Bu konuya girmeden çok çok çok önemli bir bilgiyi paylaşayım. Ben yıllarca "film" kelimesini kullanırdım. Ancak 3 gün önce Türkçe'de filim diye kullanıldığını öğrendim. Bu şekilde kullananlara kızdığım için kendimden utanıyorum. :S Meğer öz Türkçe'si o imiş. Konuya geri döneyim. Ben maalesef sinema alışkanlığı olan biri değilim. :D Arkadaşlarım pek sinemaya gitmediğinden, tek başına da gidilmeyeceğinden DVD'de izleme alışkanlığı edindim. =) En son Suikastçi ve Iron Man'i izledim. İki filim de, aksiyon dolu sahnelerle bezenmiş, ilginç ama güzel yapımlar idi. Yapım tarihlerini bilmiyorum ama izlemediyseniz şayet, bir deneyin derim. =)
Bu arada şu Feysbuk'a iyice alıştım. Artık tüm "numaralarını" çözdüm. =) Kimilerinin birden çok hesabı var. Yani %30 oranında hesap sahte diyebilirim. Normalde cesaret edemediği ya da merak ettiği insanların hesaplarına erişmek için yapılan bir numara. =) Bir diğer alengirli hareket ise, sahte resimler. Sahte resim koyuyorsunuz, bari resmin altındaki küçücük linki silin. =) O resimlere yapılan yorumlar ise ayrı bir komedi. :D Özgüveninizi kaybetmeyin sakın. Özgüveni olmayanlar, böcekten farksızdır, dikkate bile alınmazlar. ;)
Bu arada güzel bir haber aldım. PES 2010'da, 09'daki hata giderilmiş. Serbest vuruşu kullanan oyuncu artık zeka geriliği yaşamayacak. :D Hareketsiz kalmayacağı ve topu takip edebileceği açıklanmış. =) Bayağı karşı atak oluyordu o saçma hata yüzünden.
Yarın yine görüşürüz umarım, bu gecelik benden bu kadar. Hoşça kalın..
Etiketler:
Erol Mütercimler,
Erol Mütercimler - Fikriminiz Rehberi,
Fazıl Say - Black Earth,
Feysbuk,
Gazi Mustafa Kemal,
Iron Man,
kitaplar,
Pes2009,
Pes2010,
Sıla - İmza,
Suikastçi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)