Feysbuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Feysbuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2012 Cuma

Facebook Credits

Merhabalar herkese,
Bu akşam Feysbuk oyunlarının müptelalılarının iyi bildiği ama henüz ülkemizde çok duyulmayan credits kavramından bahsedeceğim. Credits denen kavram, gerçek para ile oyun parası satın almaktır. Facebook içinde credits ile oyunlarda avantajlar elde edebilirsiniz. Şimdilik!
Her ne kadar yerden yere vursam da, aslolan insandır. :) İnsanların  körü körüne saatlerini heba ettiği bu site, aslında tam bir girişimcilik örneği. Daha önce Sosyal Medya yazımda(http://gurkanalkan.blogspot.com/2011/10/sosyal-medya.html) feysbuk'un yeni özelliklerine değinmiştim ki artık orda bahsettiklerim(timeline ve bazı app'ler) yavaş yavaş hayatınıza girdi. Daha da geleceklerdir. Bugün ise bambaşka bir şeyden bahsedeceğim.
Facebook Credits ile yakın zamanda facebook üzerinden şarkı/film alabileceğiz. Facebook parası ile yapacağız yani bu işi, tabi facebook parası için de gerçek para lazım. :))
Tutar mı diyorsanız, bence tutar. . :) Tüm dizileri yayınlandıkları akşam feysbukta izleyebileceğiz. Bu fikir TV'lerin rüyalarını kaçıracak cinsten. :) Tabi bu hamle Twitter'ın da ayağını kaydırır. :) Dizi izleyeceksin, dizinin tartışmasını da facebook üzerinden yapacaksın.. Normalde bir dizi oldu mu "tweet" atan insanlar bir anda feysbuka yönelecekler. Dizinin her bir anını yorumlayabileceksiniz.
Bunun bir de futbol maçları projesine dönüşeceğini düşünsenize bir... :D Ama feysbuk'un selameti için, dikkatli yapılması lazım bu hareketin. Örneğin Beşiktaşımız ile diğer İstanbul takımlarından birisinin maçını Feysbuk'tan milyonlar takip eder ve feysbuk çöker. :):) O yüzden herkesi kendi network'ünde tutarak veyahut odalar şeklinde bir yol bulmalılar.
Yazı ana konusundan sapmadan burada noktalamış olayım. :)

21 Şubat 2010 Pazar

Buzzzz

Selam herkese,

Şu sıralar revaçta olan bir olaydan bahsedeyim dedim kısaca: Buzz. Nedir bu Buzz derseniz nette tonla şey yazmakta ama kısaca değinecek olursak= Twitter + FriendFeed + Facebook denebilir. Facebook kadar karmaşık değil ama ondan çok hızlı ve hatasız. Gmail'e entegre çalışmakta. Bence hep böyle devam etmeli. Çünkü ayrı servisler unutuluyor ama posta kutusu sık bakılan yer olduğundan, Buzz da takip edilebilir. Mesela Wave çıkar çıkmaz(hatta çıkmadan mıydı:P) hesap aldım ama daha 3 kez girmişliğim yok. Buzz'da, çok emin değilim ama, sanırım içerik filtrelemesi de var.

Benim gibi beta sürecinden beri Gtalk kullanan, Gmail bağımlısı biri için Buzz'a alışmak da çok zor olmasa gerek. Bu firmanın sade ama şık tasarımını seviyorum. Hızını da tabi. İnsanlar msn'yi daha çok kullanıyor ama msn'deki o reklamlar ve gereksiz pluginler bile insanı delirtmeye yeter.

Hep övdüm övdüm ama az da laf atayım. :) Bu galactico hesabım dışında, iş postam hariç, asıl kullandığım gmail hesabıma yaptığım filtrelerin haddi hesabı yok. Birkaç aydır, bu filtrelerden kaynaklandığını düşündüğüm sorunum hala devam ediyor. Attığım posta karşıya gidiyor ama, bana gönderilemedi diye mesaj geliyor. Ve benim attıklarım direkt çöp kutusuna gidiyor. Google bir el at şuna. :D Yardım Merkezlerinde denileni de yaptım ama fayda etmedi. Çözümü bilen varsa, yorumlarını beklerim.

Uzun lafın kısası, bir dönem MS gibi antipatikleşen Google, bu şirin şeyle yeniden Bilişim Dünyasında takdir toplayacak gibi duruyor. Yazımı iğrenç bir espriyle kapatmak istiyorum. Ya da neyse vazgeçtim..

Birazdan yeni bir kayıtla görüşmek dileğiyle..

25 Temmuz 2009 Cumartesi

........:::Başlık:::.............

Merhaba arkadaşlar. Temmuz ayının sonuna yaklaşırken(girizgah olsun diye yazdım, konuyla alakası yok=) ), kısa bir yazı yazmak istiyorum. Sonunda tatil günü geldi ve ertesi gün erken kalkmayacağını bilmekten kaynaklanan bir huzur var bende. :D

Yorucu bir hafta geride kaldı. Report Designer projem de adım adım ilerlemekte. 1-2 hafta içinde sonlanacağını tahmin etmekteyim. İşyeri oldukça yoğun geçmekte. Onun dışında, sıcağı görenin evlendiği dönemdeyiz. =) Bir düğüne daha gitmemeyi başardım. :D Ancak her gün 2-3 düğün davetiyesi gelmeye başladı, nüfus patlaması olacak bu gidişle. =)

Bu aralar yeni bir kitaba başlıyorum. Eski kitabım ancak bittiğinden yeni başlayacağım. İçerik hakkında biraz bilgi sahibiyim: Erol Mütercimler - Fikriminiz Rehberi, Gazi Mustafa Kemal. Harika bir kitap. Muhteşem bir yazar olan Erol Mütercimler'den muazzam bir biyografi. Aralarını okudum çünkü, bilgim de var. =) Çok uzun zaman ayıramadığımdan, bu kitap beni 1 ay idare eder. Ondan sonra okuyacağım kitabı da belirledim ama bitince söylerim onu da. =)

Kitaptan girdim, müzikten devam edeyim bari. Tüm şarkılarını en az 20'şer kez dinlediğim(ki ben sürekli birini nadiren dinlerim) Sıla'nın albümünü hala dinlemediyseniz, şiddetle tavsiye ediyorum: Sıla - İmza. Sesi çok güzel, şarkıları güzel, müziği süper. Tanımlayamıyorum. =)
Onun dışında sizlere tavsiyem: Fazıl Say - Black Earth. Dinlediğinizde "budur" diyeceksiniz. =) Bir önceki yazımda da önerdiğim Sumru Ağıryürüyen'i de tekrar hatırlatırım. ;)

Sıra sanırım filimlere geldi. Bu konuya girmeden çok çok çok önemli bir bilgiyi paylaşayım. Ben yıllarca "film" kelimesini kullanırdım. Ancak 3 gün önce Türkçe'de filim diye kullanıldığını öğrendim. Bu şekilde kullananlara kızdığım için kendimden utanıyorum. :S Meğer öz Türkçe'si o imiş. Konuya geri döneyim. Ben maalesef sinema alışkanlığı olan biri değilim. :D Arkadaşlarım pek sinemaya gitmediğinden, tek başına da gidilmeyeceğinden DVD'de izleme alışkanlığı edindim. =) En son Suikastçi ve Iron Man'i izledim. İki filim de, aksiyon dolu sahnelerle bezenmiş, ilginç ama güzel yapımlar idi. Yapım tarihlerini bilmiyorum ama izlemediyseniz şayet, bir deneyin derim. =)

Bu arada şu Feysbuk'a iyice alıştım. Artık tüm "numaralarını" çözdüm. =) Kimilerinin birden çok hesabı var. Yani %30 oranında hesap sahte diyebilirim. Normalde cesaret edemediği ya da merak ettiği insanların hesaplarına erişmek için yapılan bir numara. =) Bir diğer alengirli hareket ise, sahte resimler. Sahte resim koyuyorsunuz, bari resmin altındaki küçücük linki silin. =) O resimlere yapılan yorumlar ise ayrı bir komedi. :D Özgüveninizi kaybetmeyin sakın. Özgüveni olmayanlar, böcekten farksızdır, dikkate bile alınmazlar. ;)

Bu arada güzel bir haber aldım. PES 2010'da, 09'daki hata giderilmiş. Serbest vuruşu kullanan oyuncu artık zeka geriliği yaşamayacak. :D Hareketsiz kalmayacağı ve topu takip edebileceği açıklanmış. =) Bayağı karşı atak oluyordu o saçma hata yüzünden.

Yarın yine görüşürüz umarım, bu gecelik benden bu kadar. Hoşça kalın..