Yabancı basın gözüyle İlkan transferinin perde arkası. :)
Yalnız Ergin Ataman'ı gerçekten iyi tanıyorlarmış. :)
25 Ağustos 2012 Cumartesi
23 Ağustos 2012 Perşembe
Toad: SQL Loader ile Toplu Veri Aktarımı
Selam Arkadaşlar,
Bugün size Toad içindeki güzel bir internal tool'dan bahsedeceğim: SQL Loader.
Kullananlar vardır eminim ama çok yaygın olmadığından ve benim gibi daha önce kullanmamış olanlar için kısaca bahsetmek istiyorum. Elinizde onbinlerce kayıt olan bir döküman var ve bunu veritabanında bir tabloya yazmak istiyorsunuz. Excel'i açıp birkaç saniye içinde insert statement'ı çekebilirsiniz ancak takdir edersiniz ki, bunların db'ye yazılması, kayıt büyüklüğüne de bağlı olarak, saatler alabilir. SQL Loader ile bu işlemi saniyeler içinde yapabiliyoruz. Farklı özelliği var mı bilmiyorum ama sanıyorum import özelliğine istinaden oluşturulmuş bu tool.
Toad'a giriyorsunuz. Database sekmesinden-import-SQL Loader Wizard'ı seçiyorsunuz.
Örneğin datanız excel'de falan ise, csv uzantılı bir dosyaya bunu kopyalayıp kaydedin öncesinde. csv dosyasından okuyabilmekte(txt dosyası açın, bunu csv uzantılı olarak değiştirin).
Akabinde gelen ilk ekrandan build a new control file deyin.
Ardından verinizin kolon sayısına ve ne ile ayrıldığına göre seçeneklerinizi seçin. Benim datam tek kolonlu olunca herhangi bir ayraç seçmeme de gerek kalmamıştı. Sizin çok kolonlu ise, hangi ayraç varsa kolonlarınız arasında, onu seçin.
Akabinde bu datayı hangi tabloya yazacağınızı seçin.(Add diyerek)
Loading Method'u seçmeniz isteyecek. Truncate, insert ve append seçenekleri mevcut. Truncate seçerseniz, önce tablodaki tüm verileri, varsa şayet, uçurur. Daha sonra sizin verdiğiniz datayı yazar.
Insert seçerseniz, içinde data yoksa tabloya yazacaktır, data varsa hata döndürür.
Append seçerseniz de, tabloda data varsa ellemez. Verdiğiniz datayı da ilave eder. Veriyi çoğullama riski yoksa en garanti metot append'dir.
Ancak seçiminizi yapıp add dediğinizde, seçilen metodu kontrol edin. Append seçtiğimde insert, insert seçtiğimde de append bastı ekrana. Toad'ım sapıtmış da olabilir. :)
Datanızda başlık olup olmadığına dikkat edin ve ona göre, hangi satırdan itibaren yazması gerektiğini belirtin.
Sonrasında bir ctf(control file) ismi istiyor sizden. Uydurma bir isim yazın textbox'a. Ne işe yaradığını bilen varsa paylaşabilir.
Son olarak execute now dediğinizde, sadece birkaç saniye içinde, tüm verinin tabloya yazıldığını göreceksiniz.
Görüşmek üzere.
Bugün size Toad içindeki güzel bir internal tool'dan bahsedeceğim: SQL Loader.
Kullananlar vardır eminim ama çok yaygın olmadığından ve benim gibi daha önce kullanmamış olanlar için kısaca bahsetmek istiyorum. Elinizde onbinlerce kayıt olan bir döküman var ve bunu veritabanında bir tabloya yazmak istiyorsunuz. Excel'i açıp birkaç saniye içinde insert statement'ı çekebilirsiniz ancak takdir edersiniz ki, bunların db'ye yazılması, kayıt büyüklüğüne de bağlı olarak, saatler alabilir. SQL Loader ile bu işlemi saniyeler içinde yapabiliyoruz. Farklı özelliği var mı bilmiyorum ama sanıyorum import özelliğine istinaden oluşturulmuş bu tool.
Toad'a giriyorsunuz. Database sekmesinden-import-SQL Loader Wizard'ı seçiyorsunuz.
Örneğin datanız excel'de falan ise, csv uzantılı bir dosyaya bunu kopyalayıp kaydedin öncesinde. csv dosyasından okuyabilmekte(txt dosyası açın, bunu csv uzantılı olarak değiştirin).
Akabinde gelen ilk ekrandan build a new control file deyin.
Ardından verinizin kolon sayısına ve ne ile ayrıldığına göre seçeneklerinizi seçin. Benim datam tek kolonlu olunca herhangi bir ayraç seçmeme de gerek kalmamıştı. Sizin çok kolonlu ise, hangi ayraç varsa kolonlarınız arasında, onu seçin.
Akabinde bu datayı hangi tabloya yazacağınızı seçin.(Add diyerek)
Loading Method'u seçmeniz isteyecek. Truncate, insert ve append seçenekleri mevcut. Truncate seçerseniz, önce tablodaki tüm verileri, varsa şayet, uçurur. Daha sonra sizin verdiğiniz datayı yazar.
Insert seçerseniz, içinde data yoksa tabloya yazacaktır, data varsa hata döndürür.
Append seçerseniz de, tabloda data varsa ellemez. Verdiğiniz datayı da ilave eder. Veriyi çoğullama riski yoksa en garanti metot append'dir.
Ancak seçiminizi yapıp add dediğinizde, seçilen metodu kontrol edin. Append seçtiğimde insert, insert seçtiğimde de append bastı ekrana. Toad'ım sapıtmış da olabilir. :)
Datanızda başlık olup olmadığına dikkat edin ve ona göre, hangi satırdan itibaren yazması gerektiğini belirtin.
Sonrasında bir ctf(control file) ismi istiyor sizden. Uydurma bir isim yazın textbox'a. Ne işe yaradığını bilen varsa paylaşabilir.
Son olarak execute now dediğinizde, sadece birkaç saniye içinde, tüm verinin tabloya yazıldığını göreceksiniz.
Görüşmek üzere.
5 Ağustos 2012 Pazar
Managed Server & Admin Server
Bu başlıkta işinize yarayabilecek nitelikte soru cevap yapacağım, gördüklerimden. :)
Görüşürüz.
- Weblogic'te managed server ayağa kalkarken, admin server'a gider ve config dosyasını alır. O şekilde ayağa kalkar. Admin server ise direkt ayağa kalkar.
- Hem managed hem admin server ayaktayken, bir anda admin server gitti. managed server çalışmaya devam eder mi? -Varsayılan olarak çalışır. Zaten config'i almış. ama kontrol dışı artık, admin'i yok artık.
- 1 numaralı senaryo geçerli olsun. Ama restart etme ihtiyacı doğdu maanged server'ı. Ancak hala admin ayakta değil. Çalışır mı? -Zaten config.xml alındıysa, çalıştığı en son config.xml dosyasından ayağa kalkar (indepedence mode on olmak koşuluyla).
- Independence mode on, managed ayaktai akabinde admin ayağa kalktı. Managed'i görür mü peki? - Görmez. Managed'den haberinin olması için gelip kendisinden config istemesi lazım.
Görüşürüz.
08 Murat Emer...
Bu konu hakkında bir türlü yazma fırsatım olmadı. Ancak birkaç kelam etme vakti geldi zannımca. Hatay'da bir karakolda yaşananları bilmeyeniniz yoktur herhalde. İsmi lazım değil, bir siyasi partinin yetkililerinin çocukları tarafından sıraya dizilen ve teşhir edilen polis memurları...
Savcılık kararı ile olduğu yazıldı çizildi. Bazı olaylar kamu vicdanında sıkıntı yaratır, ki bu da onlardan biridir. Savcılığa intikal eden konularda yorum yapılmamak istenmesi ne kadar doğruysa, topluma mal olmuş, infial yaratan olaylarda da tepki göstermek o denli doğrudur. Siz, bugün kanun önünde eşitliği sağlayan fiziksel gücü, birkaç siyasilinin oğlu önünde bu duruma düşürürseniz, vatandaş bu insanlarla eşit olduğuna nasıl inanacak? Anayasada ayan beyan yazmakta: kanun önünde herkes eşittir. Ve şöyle yazar bir de: devletin rejimi cumhiriyettir. Yani eşitlik ilkesine vurgu vardır. X partinin vekili senden üstün değildir, olamaz da diyor. Ancak siz o gün yaşananlardan sonra, bunun savcılığın kararı olsa da tepki gösterilmeyeceğini düşünüyorsanız, açın televizyonlarınızı haberleri izlemeye devam edin derim.
Biri polisimizi damgalayıp dizer; diğeri yol yapım çalışması için şehri terk edin der; öbürü kene varsa pantolonunu çorabının içine sok der... Ne hale geldi güzel ülkemiz, yazık.
Savcılık kararı ile olduğu yazıldı çizildi. Bazı olaylar kamu vicdanında sıkıntı yaratır, ki bu da onlardan biridir. Savcılığa intikal eden konularda yorum yapılmamak istenmesi ne kadar doğruysa, topluma mal olmuş, infial yaratan olaylarda da tepki göstermek o denli doğrudur. Siz, bugün kanun önünde eşitliği sağlayan fiziksel gücü, birkaç siyasilinin oğlu önünde bu duruma düşürürseniz, vatandaş bu insanlarla eşit olduğuna nasıl inanacak? Anayasada ayan beyan yazmakta: kanun önünde herkes eşittir. Ve şöyle yazar bir de: devletin rejimi cumhiriyettir. Yani eşitlik ilkesine vurgu vardır. X partinin vekili senden üstün değildir, olamaz da diyor. Ancak siz o gün yaşananlardan sonra, bunun savcılığın kararı olsa da tepki gösterilmeyeceğini düşünüyorsanız, açın televizyonlarınızı haberleri izlemeye devam edin derim.
Biri polisimizi damgalayıp dizer; diğeri yol yapım çalışması için şehri terk edin der; öbürü kene varsa pantolonunu çorabının içine sok der... Ne hale geldi güzel ülkemiz, yazık.
Unbaby.me :)
Komik bir stie ile karşılaştım az önce: unbaby.me
Bebeklere karşı alerjisi olanlara hitap ediyor. :)) Hayır, ben tam tersine bebekleri çok severim ama komik bir uygulama. :) Bebek resimlerini kedi, köpek, fok gibi hayvanlarla değiştiriyor. :D
Google Chrome uygulaması olarak sitesinden(unbaby.me) indiriliyor. Ardından sosyal ağlardaki bebek resimlerini algılıyor ve değiştiriyor. Ben kendi hesabımdan denedim olmadı, ama uygulamanın testinden yapabildim. Sanırım eksiklikleri var. Sizler de deneyebilirsiniz. :)
Bebeklere karşı alerjisi olanlara hitap ediyor. :)) Hayır, ben tam tersine bebekleri çok severim ama komik bir uygulama. :) Bebek resimlerini kedi, köpek, fok gibi hayvanlarla değiştiriyor. :D
Google Chrome uygulaması olarak sitesinden(unbaby.me) indiriliyor. Ardından sosyal ağlardaki bebek resimlerini algılıyor ve değiştiriyor. Ben kendi hesabımdan denedim olmadı, ama uygulamanın testinden yapabildim. Sanırım eksiklikleri var. Sizler de deneyebilirsiniz. :)
24 Temmuz 2012 Salı
Toad'da NULL Kolonları Renklendirme
Bugün null bir kolonu gözden kaçırınca, NULL kolonları renklendirme zamanının geldiğini düşüündüm ve Toad'ın options'a daldım. :)
Önce View'dan Toad Options'a giriyoruz.
Ardından çıkan ekrandan data grids altında-visuals seçilir. Ve edit styles'a tıklanır.
Çıka yeni pencereden yine edit diyoruz.
Ardından çıkan ekrandan NULLs seçilir ve Color'a tik atılır.
Color'ın yanındaki üç noktalı kutucuğa tıklayıp renginizi seçebilirsiniz.
Ardından tüm kutucuklara OK deyip çıkın. Artık sizin de NULL kolonlarınız şöyle renkli görünecektir:
Dolu kolonları ve kolon başlıklarını sansürledim. :)
Sonra görüşürüz..
Önce View'dan Toad Options'a giriyoruz.
Ardından çıkan ekrandan data grids altında-visuals seçilir. Ve edit styles'a tıklanır.
Çıka yeni pencereden yine edit diyoruz.
Ardından çıkan ekrandan NULLs seçilir ve Color'a tik atılır.
Color'ın yanındaki üç noktalı kutucuğa tıklayıp renginizi seçebilirsiniz.
Ardından tüm kutucuklara OK deyip çıkın. Artık sizin de NULL kolonlarınız şöyle renkli görünecektir:
Dolu kolonları ve kolon başlıklarını sansürledim. :)
Sonra görüşürüz..
22 Temmuz 2012 Pazar
Glavany Konağı
Adını birçoğunuz ilk kez duydunuz eminim. Bu konağın yerinde yeller esiyor; bugün bu konağı hepiniz Grand Hotel de Londres olarak biliyorsunuz. Glavany'lerin eski bankerler olduğu rivayet edilmekte. Ve konaklarının olduğu sokağı da, bugün Kallavi Sokağı olarak anıyoruz.Attila İlhan'ın şiirlerine konu olan şu meşhur sokak(bkz. Belma Sebil). :)
Not= Banker olduklarına en büyük kanıt da, Dolmabahçe Sarayı'nın 5 milyon altına yapıldığı dönemlerde ortaya çıkan banker furyası gösterilmekte.
Not= Banker olduklarına en büyük kanıt da, Dolmabahçe Sarayı'nın 5 milyon altına yapıldığı dönemlerde ortaya çıkan banker furyası gösterilmekte.
7 Temmuz 2012 Cumartesi
Sinan Erdem Salonu & Takımımız
Bugün bir haber okudum, sanıyorum da kesinleşmiş. Beşiktaşımız basketboldaki EuroLeague maçlarını Abdi İpekçi'de oynayacak. Her iki salona da defalarca gitmiş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebillirim ki, Sinan Erdem çok daha iyi. Hem ulaşım, hem koltukları. :) Şampiyon olduğumuz final serisinde de hatırlarsanız Türkçe Olimpiyatları yüzünden oynayamamıştık. Koca ülkede kongre salonu, stat kalmadı, Sinan Erdem'de yapılmıştı. Şimdi de yüzme muhabbetidir almış başını gidiyor. Basketbol dışında her şey için kullanıldı salon.
Gelelim günün trajikomik resmine. Şu bağlantıda EuroLeague'deki takımların güncel kadroları verilmiş:http://www.euroleague.net/news/i/98585/180/euroleague-basketball-2012-13-team-provisional-rosters
Ve işte Beşiktaşımızın kadrosu:
Yönetim biraz acele etse iyi olacak sanki... Feda falan her şey tamam da, Hawkins'i elde tutmayıp da Olcay'ı alırsanız, orda size bir "dur" derler...
Gelelim günün trajikomik resmine. Şu bağlantıda EuroLeague'deki takımların güncel kadroları verilmiş:http://www.euroleague.net/news/i/98585/180/euroleague-basketball-2012-13-team-provisional-rosters
Ve işte Beşiktaşımızın kadrosu:
Yönetim biraz acele etse iyi olacak sanki... Feda falan her şey tamam da, Hawkins'i elde tutmayıp da Olcay'ı alırsanız, orda size bir "dur" derler...
Dolmabahçe'nin Hikayesi
Yıkılması yılan hikayesine dönen; izin alındı alınmadı, altında tarih vardı yoktu, stat kaydı kaymadı derken nasıl bir geçmişe sahip olduğunu unuttuğumuz bir mabedin hikayesi bu: BJK İnönü Stadı.
Konu futbol gibi görünse de, farklı bir noktaya vurgu yapmak istedim. Eskiden Çırağan Sarayı'nın orada bulunan Şeref Bey Stadında maçlarını oynayan Beşiktaşımız, o dönemki stat ihtiyacından mütevellit İtalya'dan gelen bir mimar öncülüğünde bugünkü stadın temellerini attırır(hatırlarsanız Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı'nı da bir İtalyan yapmış ancak malum bitirememişti). Ve Dolmabahçe'deki bu stada verilecek isim konusu gündeme gelecekti. Stadın yapıldığı dönem rahmetli İsmet İnönü dönemi olunca, adı İnönü Stadı yapılır. Bu kısmı da belki şimdinin siyasileri gibi değerlendirebilirsiniz(isim verme sorunu) ancak İnönü de tıpkı Ulu Önderimiz gibi Kurtuluş Savaşı'nın baş aktörlerindendi ve bence bu imtiyazı hak ediyor.
Gel zaman git zaman, İnönü hükümeti devrilir ve Menderes Dönemi başlar. Ve İnönü'nün tüm izleri silinmeye çalışılır. Stadın adı Mithat Paşa yapılır. Buradaki püf nokta, Menderes ile hürriyet geldiği naralarının atılması(ne kadar tanıdık geldi değil mi bu, tekerrür dedikleri böyle bir şey olsa gerek) ve Hürriyet Şehidi olarak bilinen Mithat Paşa'nın adının verilmesi.
Hatılarsınız Mithat Paşa ilk anayasayı hazırlayanların başında yer almaktaydı. O dönem tam adı konulamasa da, Cumhuriyete meyilli düşüncelerinden ötürü 2nci Abdülhamid tarafından kurulan bir mahkemede, kendisinden haz etmeyen kişilerin mahkeme başkanı yapıldığı bir ortamda, hızlı bir şekilde idam cezasına çarptırılmıştır. Mahkemede kendisine sorulan iddianame hakkında ise şöyle diyecekti:"Yalnız iki yerini doğru buldum; birincisi iddianamenin başındaki Besmele, ikincisi ise iddianamenin altındaki tarih!"
Verilen ceza ile birlikte, Mithat Paşa Taif zindanlarında infaz edilmiştir.
Mithat Paşa ismi verilmesi sakıncalı değildir belki ama verilme biçimi ve de ismi layık görenlerin samimiyetsizliği, bu eylemin aslında yakışıksız olduğunu gösterir.
Zaten yıllar sonra iade-i itibar yapılarak stada yeniden İnönü adı verilmiştir.
Bayağı dağınık yazı oldu ama ikinci kez okursanız belki bir şeye benzer. :)
Görüşürüz..
Konu futbol gibi görünse de, farklı bir noktaya vurgu yapmak istedim. Eskiden Çırağan Sarayı'nın orada bulunan Şeref Bey Stadında maçlarını oynayan Beşiktaşımız, o dönemki stat ihtiyacından mütevellit İtalya'dan gelen bir mimar öncülüğünde bugünkü stadın temellerini attırır(hatırlarsanız Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı'nı da bir İtalyan yapmış ancak malum bitirememişti). Ve Dolmabahçe'deki bu stada verilecek isim konusu gündeme gelecekti. Stadın yapıldığı dönem rahmetli İsmet İnönü dönemi olunca, adı İnönü Stadı yapılır. Bu kısmı da belki şimdinin siyasileri gibi değerlendirebilirsiniz(isim verme sorunu) ancak İnönü de tıpkı Ulu Önderimiz gibi Kurtuluş Savaşı'nın baş aktörlerindendi ve bence bu imtiyazı hak ediyor.
Gel zaman git zaman, İnönü hükümeti devrilir ve Menderes Dönemi başlar. Ve İnönü'nün tüm izleri silinmeye çalışılır. Stadın adı Mithat Paşa yapılır. Buradaki püf nokta, Menderes ile hürriyet geldiği naralarının atılması(ne kadar tanıdık geldi değil mi bu, tekerrür dedikleri böyle bir şey olsa gerek) ve Hürriyet Şehidi olarak bilinen Mithat Paşa'nın adının verilmesi.
Hatılarsınız Mithat Paşa ilk anayasayı hazırlayanların başında yer almaktaydı. O dönem tam adı konulamasa da, Cumhuriyete meyilli düşüncelerinden ötürü 2nci Abdülhamid tarafından kurulan bir mahkemede, kendisinden haz etmeyen kişilerin mahkeme başkanı yapıldığı bir ortamda, hızlı bir şekilde idam cezasına çarptırılmıştır. Mahkemede kendisine sorulan iddianame hakkında ise şöyle diyecekti:"Yalnız iki yerini doğru buldum; birincisi iddianamenin başındaki Besmele, ikincisi ise iddianamenin altındaki tarih!"
Verilen ceza ile birlikte, Mithat Paşa Taif zindanlarında infaz edilmiştir.
Mithat Paşa ismi verilmesi sakıncalı değildir belki ama verilme biçimi ve de ismi layık görenlerin samimiyetsizliği, bu eylemin aslında yakışıksız olduğunu gösterir.
Zaten yıllar sonra iade-i itibar yapılarak stada yeniden İnönü adı verilmiştir.
Bayağı dağınık yazı oldu ama ikinci kez okursanız belki bir şeye benzer. :)
Görüşürüz..
1 Temmuz 2012 Pazar
İspanya Futbolu :)
Resim Aceto Balsamico'dan. Çok güzel bir noktaya değinmiş, paylaşmak istedim. :) Turnuva boyunca insanı sıkar derecesinde paslaşan ve bir türlü şut çekmeyen İspanya'nın, en sonunda şut çekmek için uygun(!) pozisyon bulmasının resmedilişidir bu. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







