Geçen Cuma günü oynadığımız CSKA Moskova maçında, malumunuz, Beşiktaşımız maçı farklı kaybetti. Aslına bakarsanız, devasa bütçe farkına rağmen, tek fark onların inanılması güç 3lük yüzdelerine karşın, bizim sadece bir adet 3lüğümüzün olmasıydı.
Maç yazısı yazacak değilim. Maçın önüne geçen terbiyesizlik ise, maç 25 sayı ile sona eriyorken, oyuncular el sıkışmaya başladılar. Çalıştırıcılar birbirlerine doğru kucaklaşmaya gittiler. Taraftar da takımı tribünlere davet etti. Tam bu sırada Vorontsevich isimli basketbol yüzsüzü, oyunun durmasını fırsat bilip gidip potamıza smaç vurdu. Tabi ne olduysa ondan sonra oldu. Detaylara girmeyeceğim tabi ki buradan. Olanlar orda kalsın. :)
Yalnız FIBA'nın bu fair play yoksunu yaratığa ceza vermesi şart. Eğer maç birkaç farkla devam eden bir mücadele olsa ve rakip takım averaj için savunma yapsa, pek tabi ki hücum yaparsınız. Ama maç bırakıldığında, dünyanın her yerinde, top hakeme verilir ve maç bitirilir. Hayatları boyunca basketbol maçı izlememiş angutlar da, adam haklı gibilerinden yorumlar yapmış. Cidden şu futbol holiganları salonlara gelip maç izlemesin, tabirim için affedin ama içine ediyorlar.
Sert yazı olur sanıyordum ama gayet dengeli oldu. :P :))
Sonra görüşürüz.
CSKA Moskova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CSKA Moskova etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Kasım 2012 Pazar
10 Temmuz 2010 Cumartesi
EuroLeague
Uzun zamandır basketbol hakkında yazmıyordum. Kısa bir yazıyla dönüş yapmış olayım. EuroLeague bazında Efes eksenli bir yazı olacak bu anlamsız satırlar.
Malumunuz son 2 senedir Ergin Ataman yönetiminde çok pahalı transferlerle, bayağı büyük reklamlarla şov yapılmıştı. Ancak paranın saadet getirmediğini anlamaları maalesef 2 sene sürdü. Bir türlü istenen hava yakalanamadı, Avrupa'da başarısızlık zirve yaptı. En nihayetinde alınabilecek en iyi çalıştırıcılardan biriyle, Perasovic ile anlaşıldı. Tabi bu ismin gelişi ile birlikte Rakocevic'in yeni sezon performansını da merakla bekliyor olacağım. Ardından yerli statüsündeki Dudley alındı. Kaya-Ermal ikilisini tercih ederdim. Dudley yumuşak bir adam bence, ayrıca EuroLeague için uygun mu ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Ancak unutmamamız gereken nokta, Kerem Gönlüm'ün dönüşünün Efes'e ilaç olacağıdır. Cenk'in de İtalya tecrübesinin ardından yuvaya dönüşü de Efes için olumlu sayılabilecek bir transfer.
Wisniewski ise Efes için doğru bir hamle diye düşünüyorum. Ender-Kerem ikilisinin formsuz olduğu zamanlarda iş yapacaktır. Sinan ve Rako'nun top getiremediğini çok net gördük zaten. Son isim ise Raduljica. NBA lafları dolaşıyordu bu adam için ama sonrasını pek takip edemedim. Geleceği olan bir isim imiş. Hayırlı olsun Efes'e.
Eleştirileri okuyunca kulübe haksızlık yapıldığını düşündüm. Kulüp artık eski günlerine dönüş sinyali vermiştir. Efes böyle bir takımdır, 2 senelik aradan sonra eskisi gibi prensip sahibi bir kulüp hüviyetine bürüneceğini düşünmekteyim.
Yeni grubunda şansı nedir diye soracak olursanız, orası biraz karışık. CSKA yapmış olduğu Dusko hamlesiyle dikkat çekmiş olsa da, bazı önemli oyuncularını elden çıkardı. Gerçi Dusko zaten bilinmedik adamlarla mucizeler yaratmasıyla tanınıyor ama CSKA'da bunu yapabilir mi, bekleyip göreceğiz. Pana maçları her zaman sıkıntılı geçiyor zaten Efes için, ayrıca incelemeye girmiyorum bile. Valencia adamlarını kaybetti, bence tehdit oluşturamayacaklar. Milano da aslında belirsiz takımlardan. Bizim YD gibi yıldız sözü verilmiş, bekleyip görelim. Union Olimpija ise bence iki maçta da geçilebilecek diğer ekip. Olimpija kime sürpriz yaparsa, o takım için sıkıntılı günler yakındır.
Sonra görüşürüz..
Malumunuz son 2 senedir Ergin Ataman yönetiminde çok pahalı transferlerle, bayağı büyük reklamlarla şov yapılmıştı. Ancak paranın saadet getirmediğini anlamaları maalesef 2 sene sürdü. Bir türlü istenen hava yakalanamadı, Avrupa'da başarısızlık zirve yaptı. En nihayetinde alınabilecek en iyi çalıştırıcılardan biriyle, Perasovic ile anlaşıldı. Tabi bu ismin gelişi ile birlikte Rakocevic'in yeni sezon performansını da merakla bekliyor olacağım. Ardından yerli statüsündeki Dudley alındı. Kaya-Ermal ikilisini tercih ederdim. Dudley yumuşak bir adam bence, ayrıca EuroLeague için uygun mu ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Ancak unutmamamız gereken nokta, Kerem Gönlüm'ün dönüşünün Efes'e ilaç olacağıdır. Cenk'in de İtalya tecrübesinin ardından yuvaya dönüşü de Efes için olumlu sayılabilecek bir transfer.
Wisniewski ise Efes için doğru bir hamle diye düşünüyorum. Ender-Kerem ikilisinin formsuz olduğu zamanlarda iş yapacaktır. Sinan ve Rako'nun top getiremediğini çok net gördük zaten. Son isim ise Raduljica. NBA lafları dolaşıyordu bu adam için ama sonrasını pek takip edemedim. Geleceği olan bir isim imiş. Hayırlı olsun Efes'e.
Eleştirileri okuyunca kulübe haksızlık yapıldığını düşündüm. Kulüp artık eski günlerine dönüş sinyali vermiştir. Efes böyle bir takımdır, 2 senelik aradan sonra eskisi gibi prensip sahibi bir kulüp hüviyetine bürüneceğini düşünmekteyim.
Yeni grubunda şansı nedir diye soracak olursanız, orası biraz karışık. CSKA yapmış olduğu Dusko hamlesiyle dikkat çekmiş olsa da, bazı önemli oyuncularını elden çıkardı. Gerçi Dusko zaten bilinmedik adamlarla mucizeler yaratmasıyla tanınıyor ama CSKA'da bunu yapabilir mi, bekleyip göreceğiz. Pana maçları her zaman sıkıntılı geçiyor zaten Efes için, ayrıca incelemeye girmiyorum bile. Valencia adamlarını kaybetti, bence tehdit oluşturamayacaklar. Milano da aslında belirsiz takımlardan. Bizim YD gibi yıldız sözü verilmiş, bekleyip görelim. Union Olimpija ise bence iki maçta da geçilebilecek diğer ekip. Olimpija kime sürpriz yaparsa, o takım için sıkıntılı günler yakındır.
Sonra görüşürüz..
Etiketler:
basketbol,
CSKA Moskova,
Dusko,
Efes Pilsen
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)